Veliler için

Atölye seçerken sorulacak yedi soru

Kendi işimi değerlendirmek için kullanılacak ölçütleri sıralıyorum. Kötü bir atölyeden çıkan çocuk yalnızca o atölyeden değil, tiyatrodan soğuyor.

Bu yazıyı yazarken bir tuhaflığın farkındayım: kendi işimi değerlendirmek için kullanılacak ölçütleri sıralıyorum. Ama uzun vadede bunun herkesin lehine olduğunu düşünüyorum. Kötü bir atölyeden çıkan çocuk yalnızca o atölyeden değil, tiyatrodan soğuyor.

Bir yere kayıt yaptırmadan önce sorabileceğiniz yedi soru. Cevapların ne olması gerektiğini de yazdım.

1. Grupta kaç çocuk olacak?

En belirleyici soru bu. Sahne çalışması kişi başına düşen zamanla ilgilidir; kalabalık grupta çocuk dersin çoğunu sırasını bekleyerek geçirir ve iki ay sonra gelmek istemez.

İyi cevap: net bir üst sınır verilmesi ve bu sınırın gerekçelendirilmesi. Kötü cevap: "ilgiye göre değişiyor", "kayıt doldukça bakacağız".

2. Eğitmen bu alanın eğitimini aldı mı?

Doğrudan sorun, çekinmeyin. Tiyatro ya da sahne sanatları eğitimi mi var, yaratıcı drama eğitmenlik–liderlik programını mı tamamlamış, ikisi birden mi?

Bunu sormanızın nedeni diploma merakı değil. Yaratıcı drama tanımlı bir alan; kendi teknikleri ve yaş gruplarına göre kazanım çerçevesi var. Alan eğitimi olmayan birinin yürüttüğü çalışma eğlenceli geçebilir ama bambaşka bir şeydir ve adı yanlış konmuştur.

İyi cevap: eğitimin adı, veren kurum, belgeyi görme imkânı. Kötü cevap: "yıllardır bu işi yapıyoruz".

3. Yıl içinde kaç kez sahneye çıkılıyor?

Yılda tek gösteri yapan atölyelerde sahne, bütün yıl büyüyen ve haziranda patlayan bir gerilim kaynağı olur. En az iki kez çıkılması, sahneyi çocuk için olağanlaştırır.

İyi cevap: en az iki gösteri ve takvimi. Kötü cevap: "yıl sonunda bir şeyler yaparız".

4. Atölyeye seçme ile mi giriliyor?

Bu sorunun doğru cevabı ters yönde: seçme yapılmıyor olmalı. Yetenek sınavına hazırlık dışında bir çocuk atölyesinde eleme, en çok ihtiyacı olan çocuğu daha ilk gün kaybettirir.

İyi cevap: isteyen herkes alınır, gruplar yaşa göre ayrılır. Kötü cevap: "önce bir bakalım çocuk uygun mu".

5. Provaları izleyebilir miyim?

Bu soruda da doğru cevap beklediğinizin tersi. İyi bir atölye velinin provayı izlemesine izin vermez ve bunu nazikçe açıklar. Veli salondayken çocuk oynamaz, velisine bakar. Prova hata yapma alanıdır; izlendiğinde o alan kapanır.

İyi cevap: hayır, ama gösteriler ve belirli bir açık ders var. Kötü cevap: "tabii, istediğiniz zaman gelin oturun".

6. Ücrete neler dâhil, neler değil?

Kostüm, dekor, salon kirası, gösteri bileti gibi kalemler sonradan çıktığında veliler haklı olarak rahatsız oluyor. Baştan sorun.

Ayrıca şunu da sorun: dekor ve kostüm nasıl yapılıyor? İyi bir atölyede bunlar çocuklarla birlikte, düşük maliyetli malzemeden üretilir — ve bu üretimin kendisi programın parçasıdır. Dışarıdan kostüm kiralayan bir atölye, size fatura çıkarmanın ötesinde çocuğa bir şey kaybettiriyor demektir.

7. Çocuk devam etmek istemezse ne oluyor?

Bu soru hem pratik hem de teşhis edici. Pratik tarafı belli: ödeme iadesi ve dönem ortasında ayrılma koşulları.

Teşhis edici tarafı ise cevabın tonunda. Kaliteli bir eğitmen bu soruya "önce nedenini konuşalım" diye başlar; çocuğun neden bırakmak istediğini merak eder. Doğrudan iptal prosedürünü anlatan bir yer, muhtemelen çocukla değil kontenjanla ilgileniyordur.

Dördüncü ve beşinci soruların doğru cevabı, beklediğinizin tam tersi. Bu ikisi, kurumun gerçekten çocuğa mı yoksa velinin memnuniyetine mi çalıştığını gösteriyor.

Bir de tek başına yeterli olan bir gözlem

Yukarıdaki yedi sorunun hepsini sormaya vaktiniz yoksa, şunu yapın: bir deneme dersi isteyin ve dersten çıkan çocukların yüzüne bakın.

Yorgun ama konuşarak çıkıyorlarsa, orası iyi bir yer. Sessiz ve düzenli bir sırayla çıkıyorlarsa, orada tiyatro yapılmıyordur.

Bu soruları bana da sorun

Yukarıdakilerin hepsini yanıtlamaktan memnuniyet duyarım. Yazın, konuşalım.

İletişim